Sermaye kaybı yaşayan veya borca batık şirketlerin mali durumuna ilişkin hesaplamalarda bazı kalemlerin dikkate alınmamasına imkan veren uygulamanın süresi 1 Ocak 2028'e kadar uzatıldı. Düzenlemeye ilişkin tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan değişiklik, Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen tebliğde yapıldı. Yeni düzenlemeyle, şirketlerin sermaye kaybı veya borca batıklık durumunun belirlenmesinde kullanılacak hesaplamaların kapsamı ve uygulama süresi ele alındı.
Buna göre, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamı, 1 Ocak 2028'e kadar yapılacak hesaplamalarda dikkate alınmayabilecek. İmkan, şirketlerin söz konusu yükümlülükleri henüz yerine getirmemiş olmasından doğan kur farkı zararlarıyla sınırlı olarak düzenlendi.
Hesaplamalarda ayrıca 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden bazı giderler de belirli ölçüde dışarıda tutulabilecek. Kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısının hesaplamalarda dikkate alınmaması mümkün olacak.
Uygulama, şirketlerin sermaye kaybı veya borca batıklık durumuna ilişkin değerlendirmelerinde hangi kalemlerin hesaba katılacağına yönelik bir kolaylık sağlıyor. Tebliğ, belirtilen kur farkı zararları ile giderlerin tamamını değil, kur farkı zararlarının tamamını ve sayılan 2020-2021 giderlerinin toplamının yarısını kapsam dışında bırakma imkanı tanıyor.
Daha önce bu imkan, 1 Ocak 2027'ye kadar yapılacak hesaplamalar için geçerliydi. Süre, yayımlanan değişiklikle bir yıl daha uzatılarak 1 Ocak 2028'e taşındı. Böylece düzenlemede sayılan kalemlerin hesaplamalarda dikkate alınmaması imkanı, yeni tarihe kadar devam edecek.

Yorumlar