Türk savunma ve havacılık sanayisi, son yıllarda çift haneli büyümelerle ülke ekonomisinin önemli itici güçlerinden biri haline geldi ve sektörün ihracatı 10 milyar dolar seviyesini geçti.
Yerli savunma üretimindeki dönüşümün kökleri 1974 sonrası döneme dayanıyor; o süreçte ASELSAN, TUSAŞ ve benzeri şirketlerin kurulmasıyla sektör yeniden ivme kazandı. Buna karşın Marshall Yardımları ve NATO üyeliği sonrasında bir süre dışarıdan hazır alıma yönelinmesi, yerli üretimde yavaşlamaya neden oldu.
1990’larda bölge ülkelerine yapılan zırhlı araç satışları ihracatta yeni bir dönemin habercisi olurken, asıl kırılma 2010’lu yıllarda yaşandı. Kara, hava, deniz ve insansız hava platformlarının uluslararası pazarda ilgi görmesiyle Türkiye, ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde küresel rekabete giren bir üretici konumuna geldi. Bu dönemde 5 Temmuz 2018’de Pakistan’a 4 adet MİLGEM korveti satışı, Mayıs 2021’de Polonya’nın 24 adet Bayraktar TB2 alımı, 18 Temmuz 2023’te Suudi Arabistan’a yapılan AKINCI TİHA ihracatı gibi anlaşmalar sektördeki yükselişi gösterdi. Haziran 2025’te Endonezya ile imzalanan ve 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağını kapsayan 10 milyar doların üzerindeki proje ise sektörün ulaştığı yeni ölçeği ortaya koydu.
Ekonomik göstergeler de bu dönüşümü destekliyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre savunma ve havacılık ihracatı 2024’te 7,1 milyar dolar olarak gerçekleşti; 2025’te ise yaklaşık %48 artışla 10,054 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Sözleşme tarafında da büyüme dikkat çekici. Türkiye, 2024 yılını yaklaşık 10 milyar dolarlık yeni sözleşme ile kapatırken, 2025’te bu tutar %78 artışla 17,8 milyar dolara yükseldi. Yakın dönemde SAHA Expo’da imzalanan yaklaşık 8 milyar dolarlık anlaşmalar sektörün ivmesini daha da artırdı; 2026’nın ilk beş ayında imzalanan toplam sözleşme tutarı 10,8 milyar dolare ulaşarak 2025 yılının toplamını geride bıraktı.
Savunma ve havacılık ihracatının Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı da yükseldi: 2022’de 4,4 milyar dolar seviyesindeki ihracat ile pay %1,7 iken, bugün bu oran %3,7ye çıktı. Bu veriler, savunma sanayisinin sektörel başarıdan ekonomik büyümeye doğru belirgin ve kalıcı bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Yorumlar